18 Mart Çanakkale Zaferini 104. Yılında Gururla Anıyoruz

Türk ve dünya tarihine geçen Çanakkale Savaşları şehitlerimizi ve savaşın tüm zorluklarına rağmen cepheden haber veren basın mensuplarımızı zaferin 104. yılında gururla anıyoruz.

Birinci Dünya Savaşı içinde, savaşın en kanlı bölümü 1915- 1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadasında, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleri “Çanakkale Savaşları” olarak bilinmektedir. Savaşın kayıp bilançosu çok ağır olmuş, Osmanlı Devleti’nde silah altına alınan 500 bin vatan evladının 251.309’u şehit, yaralı, esir ve kayıp olarak kayıtlara geçmiştir.

Basın İlan Kurumu Yayınları arasında yer alan Basın Penceresinden Harb-i Umumi ve Çanakkale adlı eserde yazar Ergun Hiçyılmaz dönemin basınının savaşın halka duyurulmasında nasıl bir rol üstlendiğini aktarmıştır. O dönem Türk halkı cepheden gelecek haberleri beklerken, büyük bir beka savaşı da vermiştir. Gazeteci Ruşen Eşref (Ünaydın) de, o dönem için büyük bir gazetecilik örneği sergilemiştir. 28 Mart 1918 yılında “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile mülakat” başlığı ile Çanakkale’de yarbay olan Atatürk ile bir röportaj yapmış, röportaj “Çanakkale Nüsha-i Mümtazesi” adıyla Yeni Mecmua’da yayınlanmıştır.

Yine o dönemde ülkemizdeki gazeteler kısıtlı ve zor imkânlara rağmen haber vermeyi sürdürmüşlerdir. Dünya basını da Çanakkale Muharebelerine çok ilgi göstermiş, dönemin büyük yayın organlarında savaşa dair haberler çıkmıştır.

Çanakkale Savaşı başladığı andan itibaren Türk ve Dünya basını savaşla yakından ilgilenmiş, savaşın gidişatını anında kendi kamuoylarına aksettirmek için elinden geleni yapmıştır. Çanakkale Savaşlarının niye başladığını 16 Nisan 1915 tarihli Sunday Times gazetesi etraflı olarak açıklamıştır.

Türk basını gönderdikleri muhabirleri ile savaşı yerinde izlemiş, ama zaman zaman olayları İstanbul’a yakın sürede duyuramamıştır. Savaşın gelişimi ile ilgili haberler iletişim araçlarının azlığı nedeni ile zamanında duyurulamasa bile, bazen üç-dört, bazen de yirmi günlük aralarla gazetelerde yer almıştır.

Güney cephesinde savaşı yöneten Vehip Paşa, Rumca yayınlanan Anadolu gazetesinde yazıldığı gibi, savaşın Alman subayları sayesinde değil, Türk askerinin “iktidar ve cesareti” sayesinde kazanıldığını, Liman Von Sanders’in, Mustafa Kemal’in isteği üzerine, Esat Paşa’nın emri altında bulunan Anzak Cephesine ayrılmış kuvvetlerin sağ cenahını Mustafa Kemal’e verdiğini ve Mustafa Kemal’in Türk askerini gerçek kahramanlık ve ender görülen bir yetenek ile yöneterek İngiltere’ye kesin darbe vurduğunu, 11 Nisan 1915’de Mareşal Fevzi Çakmak’a arz etmişti. Vehip Paşa, Liman Von Sanders’in Türk Ordusunun kudret ve cesaretle savaştığı ve Türk askerinin başarısı hakkındaki örneklerini de hatırlatarak bu yazısının Îfham gazetesinde yayınlatmasını rica etmiştir. (Prof. Dr. Yücel Özkaya)

Gazi Mustafa Kemal’in dehasıyla, kahraman silah arkadaşları Mehmetçiğin mukaddes vatan mücadelesinin azmi birleşmiş, kazanılan bu zaferle “Çanakkale Geçilmez” destanı yazılmıştır.

Çanakkale Savaşlarının 104. yıldönümünde, vatanımız için cansiperane savaşmış, Çanakkale’yi geçilmez yapan ordumuzu rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz.