Resmi İlanlar tarihçesi


Ülkemizde “yazılı basın” olarak nitelendirilen gazete ve dergilerin bağımsız yayın politikasıyla hayatlarını sürdürebilmelerinin yolu, her ülkede olduğu gibi, yüksek satış ile yayınlanan ilan ve reklam gelirlerinden geçmektedir. Bu gerçeğin; Basın İlan Kurumu’nun varlığını, yazılı basın ve diğer paydaşlarıyla karşılıklı ilişki düzeyini ne kadar anlamlı kıldığı ortadadır. Bu bağlamda, ülkemizdeki ilan ve reklam yayını tarihçesine de kısaca değinmek gerekiyor. 

Türk basın tarihi Takvim-i Vekayi’nin (ilk resmi gazete) 1831’de kurulmasıyla başlarken; gazetelerde ilk ilan yayınına, 1840 yılında Ceride-i Havadis’in “ilanat” başlığını taşıyan sütunlarında rastlıyoruz. Vefata ilişkin bilgiler taşıyan ve ilgi gören ilanlar, zamanlar diğer gazeteler de yayımlandı. Daha sonra satılık gayrimenkul, yeni çıkan kitap, araba ve at ilanları gazetelerin sütunlarında kendine yer buldu. Bu dönemde gazeteler, hükümetten gelen talepler doğrultusunda resmi ilan (resmi duyuru) olarak nitelendirilebilecek yazıları da okuyucularına ulaştırdı. 

“İlan” kavramına karşılık gelebilecek yayınlara ise, 1864 yılında Tercüman-ı Ahval gazetesinin nüshalarında rastlanmaktadır. İngiliz şirketi Loton Ciznel’e ait resimli zirai alet ve madeni eşya ilanı ile Yeni Camii avlusundaki tabak/çanak satışı yapan mağazanın Ramazan ayı dolayısıyla yeni ürün ithal ettiğine ilişkin ilanlar bu dönemde yayınlandı. Daha sonra gazeteler, dikiş makinesi, doktor ve ilaç ilanlarına da yer verdi. 

Üstelik gazetelerde ilan yayınlatmak, ücreti dolayısıyla o kadar da kolay değildi. Gazetelerin nüshası 3-3,5 kuruşa satılırken, bir ilanın satır fiyatı 10 kuruşa kadar çıkıyordu. 

Ülkemizde resmi ilanların dağıtılmasında aracılık görevine ilişkin ilk hukuki düzenlemeye ise 1864 tarihli Matbuat Nizamnamesi’nde yer verildi. Resmi ilanların ücretsiz yayınlamasını zorunlu kılan bu düzenleme, her ne kadar 1877 yılında kanunda yapılan değişiklikte ortadan kaldırılmış gibi gözükse de uygulama, 1909’da çıkan Matbuat Kanunu ile sona erdi ve resmi ilanlar ücretleri karşılığında yayınlanmaya başladı. Bu dönemde hükümetin resmi ilanlarının gazetelere dağıtılması görevini, 1862 yılında kurulan Matbuat Müdürlüğü (Bugünkü Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü) üstlendi. 

Matbuat Müdürlüğü’nün herhangi bir kurala bağlı kalmaksızın istediği gazetede resmi ilanı yayınlatma uygulaması, 1925 yılında aracılık işini üstelenen Mütekaidin-i Askeriye Anonim Şirketi tarafından da sürdürüldü. Serbest Dönem adıyla anılan bu yıllar, Maarif Cemiyeti’nin gelirlerinin artırılması amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de yayımlatılacak resmi ilanların “aracılık hakkı”nı 1931’de devralmasıyla sona erdi. 

Maarif Cemiyeti’nce kurulan şirket, bedeli hazineden ödenen resmi ilanların dağıtımını 1943 yılına kadar devam ettirdi. Bu tarihte aracılık hakkı, içinde gazete sahiplerinin yer aldığı bir kolektif şirket kuran Türk Basın Birliği ve Ortakları’na verildi. Basın Birliği Dönemi olarak adlandırılan bu yıllarda resmi ilanların kapsamı da genişledi. 

1950’ye gelindiğinde Bakanlar Kurulu, günümüzde de Kurumumuzca uygulanmakta olan resmi ilan ve reklam dağıtımına ilişkin kuralları karara bağladı. Böylece gazetelere resmi ilan dağıtımında ilk kez “eşit yükümlülük ve eşit ücret” ilkesi benimsendi. 1951’de Bakanlar Kurulu, resmi ilan ve reklam “yayınlama hakkı” verilecek gazeteleri “siyasi” ve “ticari” olarak iki kategoriye ayırdı. Aynı zamanda bu gazetelerin hangilerinin olacağını belirleme yetkisi de Başbakanlığa verildi. Türk Basın Birliği ve Ortakları Resmi İlanlar Kolektif Şirketi’nin tüm yasal hakları, yeni kurulan Türk Basın Birliği Resmi İlanlar Limited Ortaklığı Şirketi’ne devredildi. 1957 tarihinde çıkarılan Kararname ile tüm resmi ilan ve reklamların, gazete ve dergilere sadece bu şirket aracılığıyla dağıtılacağı duyuruldu. Devamında da ihale ilanlarının yayımlanacağı gazeteleri, doğrudan hükümetin seçmesini öngören düzenlemeler geldi. 

1960’a kadar süren bu dönemde hükümet ile gazeteler, resmi ilan dağıtımları ve yayınları konusunda karşı karşıya geldi. Basın özgürlüğü tartışmalarının yaşandığı bu dönem, 2 Ocak 1961’de 195 sayılı Basın İlan Kurumu’nun kuruluşuna ilişkin kanunun kabul edilerek, 9 Ocak 1961’de resmi gazetede yayımlanmasıyla sona erdi. 

Basın İlan Kurumu, kurulduğu günden bu yana kanunla belirlenen görevlerini başarıyla sürdürmektedir.